Sağlıklı Göz Çevresi İçin Cilt Bakımı

3
32797
Sağlıklı Göz Çevresi İçin Cilt Bakımı
Sağlıklı Göz Çevresi İçin Cilt Bakımı

Sağlıklı, güzel, parlak gözlere ve göz bölgesine sahip olmayı kimler ister? Bu makalemizde göz bölgesi ve makyaj sonrası göz bakımından bahsedeceğiz. Bunun için atmamız gereken ilk adımımız temizlikten geçiyor. Her türlü cilt bakımında yapılması ve uygulması gereken cil temizliği ve hijyendir. Kirli ve gözenekleri kapalı bir cilde uygulanacak tüm yöntemler ilk başta başarısızlıkla sonuçlacaktır.

Bir yaratılış harikası olan gözlerimizin yüz elli milyon ışık algılayıcısı vardır. Bu ışık algılayıcıları, saniyede milyonlarca ışık fotonunu işlemden geçirir. Fakat ne enteresandır ki aslında kafamızın arkasıyla görürüz. Beynimizin arkasında geniş bir alanda bulunan olisipal lob, gözlerin görme sinirleriyle gönderdiği tüm bilgiyi işler. Bu nedenle de kofa arkasına vurmak, körlüğe bile yol açabilir.

Günde ortalama on bin kez hareket eden ve bizi biz yapan gözlerimiz, aynı zamanda yaşımızın da göstergesidir. Ömrümüzün sonuna kadar dünyayı, sadece bu organımız sayesinde gördüğümüz gerçeğinden yola çıkarsak, bakımının ne kadar önemli olduğunu anlarız.

Şimdi elinize bir ayna alıp yüzünüzü inceleyin

  • Aynaya baktığımızda sözlerimizin altı mor mu?
  • Gözaltı torbaları oluşmaya başlamış mı?
  • Ya gözlerin dış çevresindeki mimik kırışıklıkları!
  • Peki, bu çizgiler neden burada daha yoğun dersiniz?

Açıklayalım: Özellikle çizgilerin yoğun olarak gözlendiği çok ince ve hassas olan göz çevresi, yüzümüzün yaşadığımız yıllardan en çok etkilenen bölgesidir ve zaman içinde bu ince çizgiler, göz altı torbala şeklinde ortaya çıkar.

Genelde, gülümseme mimiklerinin meydana getirdiği, kaz ayakları dediğimiz çizgilerin tıptaki adı “periorbital çizgilerdir. Bir de iki kaş orasında yer alan, tıptaki adı “glabeller” derin dikey çizgiler vardır. Bunlar insanı ciddi ve gergin gösteren çizgilerdir. Buradaki kasların kasılıp gevşemesi sonucu oluşurlar.

Kısaca, ağlama, gülme, göz kırpma ve gün boyu yaptığımız mimikler nedeniyle, göz çevresinde küçük çizgiler oluşur. Bu duruma UV ışınları, yıpratıcı dış etkiler, yaşla birlikte derinin esnekliğinin azalması, stres ve sağlıksız yaşam tarzı da eşlik ederek, göz kapaklarında şişlikler, kırışıklıklar, göz çevresinde halkalar ve torbalar oluşmasına zemin hazırlar. Hele bir de bakımı ihmal edilirse sonuç daha da vahim olur!..

“Peki, bunları önlemek ya da birkaç yıl geciktirmek mümkün mü?” diyen bakışları hisseder gibiyim. Çünlü meslek hayatım boyunca en çok karşılaştığım sorulardı bunlar, isabetli ürünlerle düzenli bakım yapılıp, temizliğe önem verilirse kırışıklıklar birkaç yıl geciktiriliyor. Kırışıklarla savaşmak zannedildiği kadar zor değil, işte size bir kaç ip ucu.

  • Kırışıklarla savaşta etkin maddeler açısından zengin kremler oldukça yararlıdır. Örneğin, “SOD”, serbest radikallere karşı başarı ile kullanılan enzimlerin kısaltılmış bir tanımıdır. Duyarlı göz kapaklarına hasar veren oksijen moleküllerini zararsız hale getirir.
  • Eğer torbalar ve gözaltı morlukları söz konusu ise, yağsız göz bakım jelini (tercihen aloe veralı) bıçak sırtı kalınlığında gözünüze sürün. Şeffaf bir folyodan yuvarlak diskler kesin ve gözlerinizin üzerine yapıştırıp en az beş dakika bekleyin. Folyoyu çıkarın jelin kalanını kağıt mendille temizleyin. Gözünüzün çevresi sağlıklı ve dinlenmiş bir görüntü kazanacak, torbalar ve morluklar azalacaktır.
  • Eğer bitkilerin gücünden de yararlanmak istiyorsanız bir tutam kuşburnunu kaynatıp, koyu bir losyon elde ettikten sonra, ılınınca gözünüzün çevresine sürün. Bu işlemi her gün düzenli yapmak suretiyle, güzel bir netice elde edebilirsiniz. Siyah çay, gözyaşı otu ve yeşil çayla yapılan soğuk kompresler de, şişkinlik giderici ve rahatlatıcı etki yapar.
  • Kırışık göz çevresine bir sıcak, bir soğuk ıhlamur kompresi uygulamak ve yaz mevsiminde de taze incir halkalarını göz üzerine yerleştirip bekletmek faydalıdır.
  • Şişliklere karşı; parfümeri mağazalarında satılan, içi jel ile doldurulmuş soğuk maskeleri gece boyunca buzdolabında bekletin, sabahları gözlerinize uygulayın. Her sabah olmak kaydıyla düzenli uyguladığınızda gözünüze iyi gelecektir.
  • Yorgun gözlere serinletici ve canlandırıcı bir etki için iki kaşığı 15 dakika buzdolabında bekletin. Soğuyan kaşıkların altlarını göz kapaklarınızın üzerinde 5 dakika süre ile önce yukarıdan aşağıya, daha sonra da sağdan sola doğru kaydırın.
  • Göz kapaklarını sıkılaştırmak ve gözlere canlılık kazandırmak için bitki dolu göz maskesi yastıkları yararlıdır. Kızaran göz kapaklarına ılık sütle kompres yapmakta da yarar vardır.
  • Yazın havuzda gözleriniz klorlu suyun etkisi ile kıpkırmızı oluyorsa mutlaka yüzme gözlüğü takın.
  • Göz derisinin ince olduğu yerde, hemen deri altından geçen kanın rengi dışarıya vurur ve deri bu bölgede koyu renk alır. Cildi çok ince olanlarda koyu renkli göz çevresi halkaları görülür. Yüksek dozda nikotin, uyku bozukluğu da bu duruma yol açabildiği gibi organik bir hastalık belirtisi de olabilir. Bu koyu halkalar, kanımızda karbondioksit gazı ve atıkların fazlaca bulunduğunun göstergesidir.

Çözüm açık havada bol oksijen teneffüs etmek, yeşil ve son renkli sebze yemeyi ihmal etmemektir. Eğer torbalar ve gözaltı morlukları söz konusu ise yağ içermeyen jellerin yardımına başvurulabilir. Her gün iki tane havuç ve maydanoz suyu içmek de olumlu sonuç verir. Kara halkaları kaybetmek için, her gün bir bardak dolusu portakal suyu için. Şayet böbrek ya da kalp dolaşımı sorununuz yoksa iyi gelecektir.

  • Gözaltı torbaları yüze yorgun ve yaşlı ifade vererek görünümü bozar. Yaşın ilerlemesiyle birlikte göz çevresinde oluşan lenf birikmesi, şişkinlik ve gözaltı torbalarının oluşumunu da kolaylaştırır.
  • Göz çevresinde halka şeklinde göz çukurunun etrafını saran kaslar vardır. Tıptaki adı “M. Orbicularis oculi” olan bu kaslar çalıştırılarak gergin bir göz çevresi elde edilir.
  • Şişkinlikleri, gözaltı torbaları ve halkalarını azaltmak için derideki dolaşımın artırılması gereklidir. Sabahları bu durumdan şikayetçi olanlar, gece şişkinlik giderici, dolaşım ve boşaltım sağlayıcı “kafein içerikli göz kremlerini tercih etmeliler. Melissa, şerbetçi otu, mürver, kuşburnu, papatya gibi bitkilerle kompres yapmak iyi sonuç verir. Bu torbalar lenf birikiminden de kaynaklanıyor olabilir.

Buraya kadar göz çevresindeki durumları inceledik. Şimdi ise, derinlere doğru yol alarak, gözümüzün sağlığı açısından çok ama çok önemli noktalara değineceğiz.

Genç ve sıhhatli gözler daimi olarak, kendi isteğimiz dışında kırpılıyor. Televizyon seyrederken, bilgisayar ekranına bakarken, küçük harfle yazılmış yazıları okumakta zorlanırken gözlerimiz zarar görüyor. Çünkü gözlerimiz sabit bir noktaya bakıyor ve kırpılmıyor. Peki, bunun ne zararı olabilir?

Normalde gözyaşı sıvısı koruyucu bir film tabakası gibi gözü muhafaza eder.

Göz kapağının her hareketinde, gözyaşı sıvısı göz yüzeyine orantılı olarak dağılır. Koruyucu gözyaşı filminin dayanıklı olması için göz kapaklarının her beş ila on saniyede bir hareket ettirilmesi gerekir. Yetersiz kalan göz çevresi temizliği, gözün hassaslaşması ve yanlış seçilen kozmetik ürünleri, alerjiye neden olur. Böyle gözlerin tahriş gücü az “hipoalejenik” kozmetik ürünlerini kullanması gerekir. Hanımlarda menopoz sonrasında daha sıklıkla görülen kuru göz hastalığı, gözleri artık nemlendiremeyen gözyaşı filminin eksik çalışması nedeniyle birtakım sıkıntılara yol açar. Göz kapakları ince kum gibi, saydam tabakayı tahriş eder ve gözde yanma ve ağrılar başlar. Bu durum tedavi edilmediğinde, körlüğe kadar gidebilir.

  • Sürekli yakın mesafeyle çalışan kişiler çok sık göz yorgunluğu çekerler. Aslında bu durum adale krampının bir çeşididir. Göz egzersizleri ile bu adaleleri gevşeterek rahatlatmak mümkün. Gözler sürekli olarak gevşek bırakılmalıdır.
  • Yürürken her adımda, okurken her satırda, mutlaka gözlerimizi kırpmalıyız. Böylece çok daha sağlıklı olacaklardır. Gözlerinizi sık sık gevşetin. Göz jimnastiğini de ihmal etmeyin. Gözleriniz temizlik ve bakımına da önem verin. Çok faydası olacak, buna inanın!
  • Gözleriniz için doğru beslenin. Yaşlılığa karşı ilk mücadele silahı, bilinçli beslenmedir. Vücudun ihtiyacı olan her vitamin, her maden tuzu ve aminoasitler gözlerimizin sağlığında büyük rol oynar. Gözlerinizin kusursuz görmesi için, kanınızda daimi olarak A, B2 , C vitamini ile “Tryptophan” amino asidinin bulunması gerekir. Tryptophanın temini için, et ve yumurta yemek gerekli.

Kırk yaşını geçip de görmesi zayıflayan herkesin, kafi miktarda B2 vitamini alması gerekir. Bira mayası, yoğurt ve sut her gün düzenli yenmelidir. Ayrıca C vitamini içeren narenciye cinsinden meyveler de yenmelidir. Gözlerimiz için çok önemli olan A vitamini ise karaciğerde, havuç, kayısı ve diğer sarı sebzelerin hepsinde bulunur. Bu vitamin, gece körlüğünü önlemenin yanı sıra, gözyaşı kanalından göz suyunun kolaylıkla akmasını da sağlar.

Şimdi hep birlikte, Birinci Dünya Savaşı sonrasına gidiyoruz. O sıralarda Belçika köylülerinde tuhaf bir göz hastalığı görülmüştü. Köylülere konulan teşhis ise gece körlüğü idi. Doktorlar çaresiz kalmışlardı, hiçbir tedavinin faydası olmuyordu. Nihayet kış sona erip ilkbahar geldiğinde, aç köylüler bahçelerde olmamış meyve ve sebzeleri yemeğe başladılar.

Ardından bu hastalığın kaybolduğu görüldü. Böylece bütün dünya, yeşil ve sarı meyvelerde bulunan A vitaminin gözler için çok büyük bir ilaç olduğunu anladı.

Göz Makyajı Temizleme

Gece yatmadan önce göz makyajınızı temizlemek oldukça önemlidir. Çünkü makyajınızı temizlemediğiniz takdirde rimelli ve sert olacağından ötürü yastığa değdiğinde kırılabilmektedir. Uyku boyunca göz bölgesine dağılan boyalar ileride göz kırışıklarına sebep olmakta ve hijyen açısından yatak yorgan batmış olacaktır.

Gün boyu defalarca açılıp kapanan göz kapaklarındaki kırışıklar için mutlaka yatmadan önce göz kapaklarına nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Kuru dal çabuk kırılır fakat esnek olduğunda kırılmaz. Bunu unutmamak gerekir.

Televizyon veya pc başında uzun süre kalan insanların gözlerini çok yordukları için canlandırıcı ve rahatlatıcı göz jellerini kullanması gereklidir. Menopoza giren kadınların hormonlardaki değişim sebebiyle hassaslaşan göz çevresi için bu jeller de önerilir.

Göz bölgesini çok sıcak ve çok soğuk ortamlardan korumak gerekir. Banyo yaparken mümkünse gözlerine sıcak su tutmaktan kaçının. Soğuk kış aylarında korumak içinse yağ bazlı ürünleri kullanabilir geceleri yatarken de rahatlatıcı ve canlandırıcı jelleri kullanmalısınız.

Gözlerimizi korumak için göz kapaklarının hemen altında ve üstünde bulunan, göz güzelliğinde oldukça önemli olan koruma püsküllerini korumak için haftada bir kere badem yağını sürerseniz yeterli olacaktır.

Şimdi göz çevresi için günlük cilt bakımı nasıl olmalı? konusu ile ilgili videomuzu dilerseniz hep beraber izleyelim.

3 YORUM

  1. aslında gozaltı derisi çok hassas bölge. elledikce oynadikca eskisini arar oluyorsun. hic bir doktor cikipta demiyor dogalligina birakin. hem hassas bölge derler hemde şunu sürún bunu sürün derler. salatalik patates bilmem buz yesil cay herseyi koy derler snrada deri yipransin buruşsun. geri dönüsü olmasin. eskisini arar olalim. herkes sahte ve sahtekar. helede bitkisel ürün diye ürün satan firmalar. prof saraçoglu göz cevresi kremi tam bi göz derisi düşmanı. deriyi yipratip burusturuyor. gidersin bayisine krem derimi yipratti burusturdu dersin. bizim krem kimyagerlerden geciyor der testten geciyor der seni bastan salar. snrada yaşlı bi göz derisiyle yasamina devam edersin. kremlere inanmyin. sahtekarlik. bnden soylemesi.

  2. Benim gözlerimde blefaeit var kapaklarım şiş nasıl inecekmkremler indirmek sıslıqı gözlerim iri ve Ela renkli sonradan bu hastalıqa yakalndm napcm blmym doktoraya gittim

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here