|
Selülit
|
 insan organizmalarının değişik fonksiyonlarının hepsinin kumandasının kulakta bulunduğu savı ile tedavi edilir. Akupunktur ile bu fonksiyonlar harekete geçirilir. Bu fonksiyonların arasında su birikmesine neden olanlar da aktive edilir.
|
|
|
Selülit
|
 Bu masajlar özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkilidir. Masajın, hem elle, hem de aletle uygulanan şekilleri vardır. Elle olan daha yüzeysel olurken, aletli masajın derinlemesine bir etkisi vardır. Her iki masaj sonunda hücrelere bolca oksijen gider ve toksinlerin vücuttan atılması kolaylaşır. Selülitte özellikle de etkili olan insanın kendi yaptığı drenajdır. Bu nedenle kendi kendinize şu masajı yapın; masaja okşama hareketleriyle başlayın. Üst uyluklara önce bir, sonra iki elinizle yumuşak bir şekilde aşağıdan yukarı doğru kalçalarınıza kadar masaj yapın.
|
|
Selülit
|
 - Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kaloriden fazla almamaya çalışın. - Hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın. - Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir. - Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. - Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. - Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.
|
|
Selülit
|
Yakın bir zaman öncesine kadar selülitin nedenini bulmak için yapılmış olan çok az sayıda araştırma vardır. Bunun sonucunda ise birçok varsayım ortaya atılmış olsa da pek az soruya yanıt bulunabilmiştir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar selülitin başlıca iki nedeni olduğunu ortaya çıkarmıştır. ▪ Yağı çevreleyen bağ doku destek sisteminin sertleşmesidir. Bu kısımlara bağ dokusu bölmeleri (fibröz septa) denilmektedir. Bunlar kollajen yapısındadır. Zamanla bu bölmeler sertleşmekte ve kısalmaktadır. Bu kısalma, selüliti karakterize eden çukurumsu görünümün büyük bir bölümünde etkendir. Ayrıca, bu büzülüp kısalmadan dolayı kan damarları ve lenf dolaşım sistemi de bloke olmakta ve kan akımının bu şekilde engellenmesi fibröz septaları daha da sertleştirmektedir. Lenf sisteminin bloke olması ise kalın, kaba ve düzensiz bir deri görünümüne neden olmaktadır.
|
|
Selülit
|
Selülit; cilt dokusunda meydana gelen ve cilde “portakal kabuğu” görünümü veren değişimlerin tümüdür. Yani bir hastalık veya rahatsızlık değildir. Ancak tıpta selülit ayrıca; cilt altı yumuşak dokuların enfeksiyonlarını tanımlamada da kullanılan bir terimdir. Kadınlarda çok daha yaygın görülmektedir. Araştırmalar kadınların %85-98’inde belli bir ölçüde selülit olduğunu göstermektedir.
Yağlanma erkekler ve kadınlarda farklı biçimlerde oluşur. Erkeklerde yağları oluşturan ve destekleyen bağ dokusu iplikleri temel olarak deriye paralel bir biçimde uzanır ve bundan dolayı erkeklerde deri altında biriken yağ tabakaları en düşük seviyede çökmeye maruz kalmakta ve böylece de erkekler daha düzgün bir cilde sahip olmaktadırlar. Ama ne var ki kadınlardaki yağ tabakası deriye dik olarak oluşmakta ve bunun sonucu olarak da bağ dokusunun destek yapısı, deriyi aşağıya
|
|
Sivilce
|
Aşırı sıcak ve soğuk ortamlardan kaçınmak, alkol olmamak, aşırı güneşlenmemeye dikkat etmek, deriyi tahriş edici etkenlerden mümkün olduğunca uzak durarak bu durumu oluşturacak faktörleri ortadan kaldırmak, yumuşak temizleyici mamullerle cildi temizlemek ve nemlendirici kremlerle cildi dış etkenlere korşı korumak, akne rozase için alınacak önlemlerdir.
|
|
Sivilce
|
Akne tedavisinin çeşitli tiplerindeki ortak nokta; tetikleyici etkenlerden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Bakteri oluşumunu engelleyen preparatlarla, (antiseptik jeller) ciltteki mikropların sayısı azaltılarak hem cilt yüzeyinde hem de boynuzsu tabakada bu mikropların çoğalmaları engellenir.
|
|
Sivilce
|
Akne bir deri hastalığıdır ve mutlaka tedavi edilmelidir. Günümüz insanlarında güven duygusunu zedeleyerek psikolojik baskı oluşturan, cinsiyet ya da ırk fark etmeksizin herkesi ilgilendiren "Cilt problemleriyle başa çıkmak nasıl mümkün olabilir?" sorusu beraberinde şu iki soruyu da akıllara getirir: Cildimizin doğasına uygun bir bakım programı ile problemin ortaya çıkmasını engellemek mi daha iyidir? Yoksa cilt problemlerimiz ortaya çıktıktan sonra tedaviye boşlamamız mı daha iyidir? Doğru yanıtı bulmak aslında zor değil. Problemin önceden önlemini almak ya da problem ortaya çıktığında tedaviye başvurmak... Bu iki şıktan birini tercih etmek bize kalıyor. Bu durum; diş ve ağız sağlığı için sabah akşam uyguladığımız temizlik ve bakım programına benzer. Her gün düzenli temizlenen dişler, temizlenmeyenlere
|
|
Sivilce
|
Etkin tedavi yönteminin seçimi açısından, akne lezyonlarının doğru sınıflandırılması çok önemlidir. Son yıllarda kabul edilen bu sınıflandırma şöyledir:
I - KOMEDONAL AKNE 2-İNFİLAMATUAR AKNE 3- NODULOKISTIK AKNE
Mevcut cilt yapısını oluşturan koşullar, bireylere göre değiştiği ve çok çeşitli olduğu için aknenin de türlerinde çeşitlilik meydana getirirler, işte akne türleri:
|
|
Sivilce
|
1-Hormonal faktörler: Yumurtalık ve böbrek ustü bezlerinden salgılanan androjen grubu hormonlara karşı yağ bezlerinin duyarlılığı ve yağ salgısındoki artış. 2-Yağ sekresyonu: Yağ bezlerinde üretilen yağın, normalin üstünde salgılanması. 3- Kıl yapısının anormalliği: Bazı hücrelerdeki yağların kıl kökünü tıkaması. (Bu olay tüylerin bulunduğu her yerde oluşabilir). 4-Bokteriler: Normal şartlarda deriyle dost yaşarken, kıl kökünün tıkanmasıyla çoğalarak aknenin artmasına sebep olur.
|
|
Sivilce
|
Dıştan bakıldığında derinin üstünde yükselen küçük bir volkanı anımsatır. Sivilcenin dışarıya doğru çıkan kırmızımsı sertliğinin içinde, aslında hücrelerle bakteriler arasında çetin bir savaş vardır.
Şimdi bu çetin savaşın öncesine bir bakalım. Hangi şortlar altında neler gelişiyor? Sivilcenin hikayesi acaba nasıl başlıyor?
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 8 > 9 |