|
Cilt Bakımı -
Vücut Bakımı
|
|
Ağzımız; kişiliğimizi ifade eden, ruh halimizi yansıtan, güzelliğimizde önemli rol oynayan ve en çok hareket eden uzuvlarımızdan biridir. Günde on beş bin kez, ağız çevresi kasları ve dudaklar aracılığı ile şaşkınlık, keder, sevinç, acı, öfke, kibir gibi hislerimizi dışarı yansıtabiliyoruz.
Ne var ki yıllar geçtikçe dudaklar eski dolgunluğunu yitirmeye başlar. Elli yaşın üzerindeki hanımlar dudaklarının küçülerek, çevresinin kırışmasından yakınırlar. Peki, yıllar boyunca, neler oluyor do bu durum ortaya çıkıyor? Anlamak için derinin altına doğru yola çıkalım, bakalım neler oluyor da dudak çevresi torba gibi büzülüyor.
Yaşlanmayla ortaya çıkan sarkmalar, derinin altındaki kas ve yağ dokusuyla do ilgilidir. Dudak derisi, diğer yerlerden farklıdır. Dudak derisinde ne ter bezleri ne de koruyucu yağ tabakası vardır. Yağ bezleri ise çok sınırlı sayıdadır. Dudakların kırmızı kısmı, çok ince ve ölü tabakaya sahip mukoza zarıyla örtülüdür. Bu nedenle de son derece hassas bir yapıya sahiptir. Yani dudaklarımız korunup beslenemiyorlar. Bu, dudakların yaşla birlikte küçülüp, çevresinin kırışmasının nedenlerinden ilkidir.
Dudaklarımız güneşten korunma yapısına sahip olamadıklarından, asla bronzlaşamazlar. Güneş ışınlarına maruz kaldıklarında kururlar ve hassaslaşırlar. Çünkü doğal yağlanmayı sağlayan yağ üretimi dudaklarımızda yoktur. Bu yüzden hassas dudak derisi UV ışınlarına karşı çok iyi korunmalıdır.
Biliyoruz ki yağ, cilt üzerinde koruyucu ve esneklik verici bir örtü vazifesi görüyor. Bu nedenle cilde yağ sağlayan koruyucu "lipstick" ürünleri yanımızda taşımalıyız.
Kuruyan dudaklarınızı sürekli dilinizle ıslatmayın, çünkü bu durum onların çatlamasına ve pörsümesine yol açar.
Dudakların yaşlanmayla birlikte küçülüp çevresinin büzülmesinin ikinci sebebi ise; yazın sıcak ve klima, kışın da sert rüzgarlar, soğuk ve kalorifer havasının olumsuz etkisidir. Üçüncü sebebi de; yüze önce çizgi, sonra da kırışık olarak damgasını basan mimik hareketleridir. Her gün hareket eden bu mimik kaslarını bir tanıyalım.
Ne enteresan değil mi? Yüzeyde görülen her bir çizginin, derinin altındaki oyuncularla çok yakın ilişkisi var. Hacivat la Karagöz oyunu gibi... Onlar sahnede iken, aslında arka plandaki eller oyunu yönetiyor. Kaslarımız da derinin altında, oyunu yöneten eller gibi.
|
Yorumlar